Kayıtlar

2019 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Alçılı Günler

Resim
Hüsrana uğradım... Farklı bir deyim ile ALLAH çarptı. Evet, çarpıldığımı düşünüyorum. İrili ufaklı günahlarım var tabii ki, kusursuz değilim. Ama böyle birşey hiç beklemiyordum. Bunu hakettim mi acaba ? Neden böyle oldu ? Hayramı yorayım ? I don't know. Konu biraz özel olduğu için -görülmedik, duyulmadık ne tarafı kaldıysa artık- çok detaya girmek istemiyorum. Sonuç olarak düştüm. Hem fiilen düştüm, hemde mecazen düştüm. "Gözden"


21 Kasım 2019 tarihinde parkurda talihsiz bir kaza geçirdim. Yani çarpıldım. O kadar antreman yaptım, antreman da birşey olmadı, en olmadık yerde ayağım beş farklı yerden çatladı. Tabii bunu bir gün sonra öğrendim. Parkurda geçirdiğim kaza sonucu direk eve gittim. Sağ ayak bileğim şişmeye ve renk değiştirmeye başlamıştı. Birazda ısınıyordu, hatta yanıyordu. Ama önemsemedim ve uyudum. Ertesi gün, yani 22 Kasım 2019 tarihinde hastanenin acil servisine -babamın ve annemin zorlaması ile- gittim. Röntgen çekildi ve ayağımın beş farklı noktasında çat…

Dün Gece

Resim
Dün güzel bir kadın geçti kalbimin yakınından
Bir çığlık olup sessizlik, geceyi aştı
çığlığın ardına düştü sirenler, yakınlaştı, uzadı, koştu sirenler...
Şiir yazma gibi bir yeteneğim olmasa da duygularımı ifade etmenin -yazılı- bir yolunu bulmayı her zaman başarmışımdır. Bugün de öyle bir gün galiba. Dün gece yine böyle birşey yapmak zorunda kaldım. 
Çünkü "Bir çığlık olup sessizlik, geceyi aştı !" 

Bu blogu çok sık güncellemesem de bu tür önemli olayları not etmek gerek. Gün gelecek bu yazılanları birlikte okuyacağız. Şimdi daha fazla saçmalamadan bu yazıyı güzel bir şarkı ile noktalamak istiyorum.
Manuş Baba - Ben Sana Vurgunum


Yazmak İçin Neyi Bekliyorum ?

Uzun zaman oldu. Buraları terk edeli, yeni bir başlangıç yapalı ve hayatın karmaşasına teslim olalı... Evet, çok uzun zamandır ben, eski ben değilim. Yazmaya ne zaman başladım hatırlamıyorum. Neden yazıyorum, ne yazıyorum bunuda bilmiyorum. Ama yazmayı çok seviyorum. Özellikle müzik dinleyerek yazmayı daha çok seviyorum. +6 yıldır yazdığım kişisel blogumu çeşitli sebeplerden dolayı kapattıktan sonra bu blogu açtım. Burada daha çok yazacağım, sayfalar dolusu ! Gelip okuyacak mısın ? Hiç sanmıyorum ! Ama ben yinede bir yerlerde yazıyor olacağım.
Bir önceki yazımı yaklaşık iki ay önce yazmışım. Oysa bu hiç bana göre değil. Nasıl olmuşta iki ay yazmamışım ? Hayat işte, insanı öyle bir yoruyor ki bırak yazmayı, uyumaya dinlenmeye bile zor zaman buluyorsun. Neyse ki 4 aylık yoğun günler geride kaldı. Şimdi bir süre daha sakin bir hayat yaşayacağım. -Yani umarım- Sonra sıra daha yoğun günlerde -inşaALLAH- 
Üzerimde tarifsiz bir kırgınlık var. Hiç mutlu değilim. Son bir aydır kendime sürekli…

Umudu Diri Tutmak Yetmez...

Resim
Hepimizin umutları, hayalleri ve hedefleri vardır. Çoğu zaman umut ederken, hayal ederken, gereken çabayı göstermeyi başaramayız. Sadece umut ederiz... Bunun yanlış olduğunu geçtiğimiz günlerde fark ettim. Hayalimdeki mesleği yapabilmek için gereken çabayı göstermeye karar verdim. Hayalimdeki meslek benim için gerçekten hayal. O meslek, benim için o kadar güzel ve bir o kadar zor bir meslek ki, ulaşamayağım kadar uzakta gibi... Fakat şu sıralar kendimi bu mesleğe çok yaklaşmış hissediyorum. Sanki olacak gibi ! 
Yani umutluyum. Fakat bazı şeyleri gizli yapmam gerektiğini çok geç öğrendim. Bir şey yapmak istediğim zaman eğer onu herkese duyurursam o iş olmuyor. Sahiden nazar varmı ? Böyle şeylere pek inanasım yok fakat sanırım nazar gerçek birşey. 
Umutlu bir şekilde, elimden gelen çabayı göstermeye çalışırken, düşüncemi destekleyen bir tweet gördüm. Tweet'in ekran görüntüsünü aşağıya bırakıyorum.


Bu yaşadıklarımdan da anlıyorum ki, umudu kaybetmemek gerekiyor. Fakat buda yetmiyor.…

Yazmak İçin Neyi Bekliyorum ?

Daha önce #şuradaki yazımda belirttiğim gibi, 2013 yılından beri yazmakta olduğum kişisel blogumu 2019 ağustos'unda kapatmış ve bu blogu açmıştım. Bu blogu açıp ilk yazımı 14 Ağustos 2019 tarihinde yazmışım. O günden bu güne yazmak için çaba sarf ediyorum fakat hayatın karmaşası buna pek izin vermiyor. Yazamıyorum. Oysa taslaklarda yazılmayı bekleyen güzel konular var.

Bu üst parağrafta uzun süre taslakta bekledikten sonra, şimdi yazmaya devam edeceğim. Yani öyle umuyorum.

Saat gece 02.49 ve ben yine gece nöbetindeyim. Bu işe nereden, nasıl bulaştım hiç bilmiyorum !  Günlerim çoğunlukla nöbet uyku yemek üçlüsü ile geçtiği için yazmaya pek vaktim olmuyor. Ama herşeye rağmen yazmalı, not almalıyım. Çünkü bu blogun amacı bu.

Şu sıralar keyfim pek yerinde değil. Yapmış olduğum işten %51 oranında memnun olsam da bu oran hiçte hoş değil. Başka planlarım var. Bakalım ALLAH nasip edecek mi ?

Bu arada ALLAH kelimesini küçük harfler ile yazarsam işimin rast gitmeyeceğini, günaha gireceğimi…

Nedir ?

2013 yılından bugüne yazmış olduğum kişisel blogumu kapattıktan sonra, bu blogu açarak gizli yazarlı olarak burada yazmaya karar vermiştim. Bu karar üzerine uzunca bir süre düşünmüş olmak ile birlikte, nihayet kişisel blogumu silme cesaretini göstererek yeni bir başlangıç yaptım. Bundan sonra bu blogda uzun yıllarca yazacağıma (ALLAH ömür verirse) inanıyorum. Hatta ve hatta, ömür boyu bu blogu hiç kapatmamayı düşünüyorum. Yani size söz veriyorum; artık buradayım.
Yeni blogumun ilk yazısı olma özelliği taşıyan bu hakkımda yazısında bir kaç temel husustan söz etmek istiyorum. Ben şimdiden söylemiş olayım da, sonra sıkıntı çıkmasın !
Bir Beklentin Olmasın
Bu blogda çoğunlukla, hatta neredeyse %99 oranında kişisel yazılar yazacağım. Eğer gerçek manada kişisel blog seviyorsan bu blog tam sana göre. Burada uzun uzun saçmalayacağım, içimi dökeceğim ve uzunca yazacağım. Yani bu sitede yer alan yazılar bir konu hakkında teknik bilgi içermez, sana bir şey katmaz. Sonra neden "vaktimi çald…